Fırat’ın Kıyısında Unutulmaz Üç Gün: Birecik Buluşması ve Festival İzlenimlerim


25-27 Eylül tarihlerinde Şanlıurfa’nın kadim ilçesi Birecik’te, Fırat’ın tarihi kıyılarında gerçekleşen 2 organizasyona iştirak ettim. Birecik Kültür, Turizm ve Doğa Derneği’nin öncülüğünde bu yıl ikincisi düzenlenen "Birecik Buluşması" ile eş zamanlı icra edilen "Birecik Kelaynak, Fıstık ve Balcan Festivali" kapsamında ben de hem dernek üyesi olarak hem de yazar olarak yerimi aldım.

Ankara, İzmir, İstanbul, Adana, Mersin ve Gaziantep başta olmak üzere yurdun dört bir yanından gelen akademisyen, araştırmacı, sanatsever ve çevre gönüllüleriyle Birecik Doğa Evi’nde samimi sohbetlerle başlayan programımız; Birecik Doğa Evi'ndeki sazlı sözlü meşkte kadim türkülerimizi dinlerken, kaybolmaya yüz tutan bu eserlerin etnomüzikolojik bir arşive dönüştürülmesi için akademisyenlere çağrıda bulunduk; programın son gününde ise milenyum öncesi klasik bir sinema filmi izleyerek sinematografik bir hafıza yolculuğu yaptık.

...

İlçe genelinde coşkuyla kutlanan festivalde ise nesli tükenme tehlikesindeki Kelaynak kuşları, Antep fıstığı ve Birecik patlıcanı (balcan) odak noktasıydı. Mehter Yürüyüşü ile başlayan festivalde; Kızılay, ADEM, Halk Eğitim Merkezi, Kelaynak Üretim İstasyonu, İstanbul Birecikliler Derneği ve yerel işletmeler 15 Temmuz Meydanı'nda stant açarak el sanatlarını, Birecik bezini ve kurutmalıkları tanıttı. Akşamları Urfa makam müziği sunan sıra geceleri, musikî cemiyetleri, Yağız ve Küçük İbo konserleriyle müziğe doyduk. Yazar dostlarımız Fehime İnce Büyükkayın ve Edip Yüksekyuva ile birlikte imza günlerimiLe okurlarla buluştuk. 

Gazilerden öğretmenlere, sendika başkanlarından SESKODER, ULUMED, La Edri Edebiyat Kulübü, İz Bırakanlar Cemiyeti, Suhulet Derneği, Devlet-i Aliyye Ocakları ve Birecik Halk Kütüphanesi gibi pek çok STK temsilcisine kadar her kesimden insanın katılımıyla alan üç gün boyunca dolup taştı.

Ancak bir gözlemci olarak gelecek organizasyonlar için şu hususları da not etmek isterim: festivalde şiir dinletisi, imza günleri ve fotoğraf sergisi gibi edebî/sanatsal içeriklere daha çok yer verilmesi, ürünlerdeki fahiş fiyatların önüne geçilmesi, bazı siyasi temsilcilerin halkla daha çok temas kurması, yerel derneklerin yönetime aktif dâhil edilmesi, okulların toplu katılımının sağlanması ve çevre/afet bilincine yönelik farkındalık çalışmalarının yapılması telafi edilmesi gereken önemli detaylardı. Tüm bunlara rağmen Birecik'in köklü hafızasını ve kültürel zenginliğini hissetmek benim için unutulmaz bir deneyim oldu.



 

Yorum Gönder

0 Yorumlar